|
|
|
ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE |
|
Çölleşme, kurak ve az yağışlı alanlarda, doğal etkenler ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan toprak bozulmasını ifade eder. Ekolojik kirlilik, enerji dengesizliği, doğal kaynakların yanlış ve geri dönüştürülemez biçimde kullanımı, aşırı nüfus baskıları, yoksulluk ve göç gibi karmaşık sorunlarla da yakından ilgilidir.
Yanlış arazi kullanımı ve tarımsal işlemler, aşırı otlatma, ormanların tahribi ve sağlıksız sulama yöntemleri gibi insan faaliyetleri, gelecekteki çölleşme riskini her geçen gün biraz daha artırmaktadır. Geri dönülmez ve iyileştirilemez bir konuma gelmeden önce, acil önlemlerin alınması gerekir.
Neler yapılmalı?
- Doğru tarım uygulamaları teşvik edilmeli,
- Su kaynaklarının kaybı ve toprak tuzlanması önlenerek kuraklık etkileri azaltılmalı,
- Ağaçlandırma teşvik edilirken, mümkün olduğu kadar orman yangınları ile mücadele edilmeli ve önlenmeli,
- Erozyon ve kumul birikimiyle mücadele edilmeli,
- Özellkle çiftçilerin büyük baş hayvan yetiştiricilerinin ve diğer ilgili sosyal grupların konu hakkında biliçlenmeleri sağlanmalı ve problemin halkın katılımı ile çözümü hedeflenmeli,
Ülkemiz 31 Ağustos 1998 tarihinden itibaren “ Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi ” ne resmen taraf olmuştur.
| Çölleşme, meydana geldiği taktirde iyileştirilmesi çok zor olan sinsi bir çevresel sorundur. |
Duyarlı olalım, elele verelim. Bırakalım ülkemizde Çölleşme’ nin sadece adı kalsın ! |
| |
|